<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-36525362</id><updated>2011-04-21T17:20:29.379-07:00</updated><title type='text'>Ercafe</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ercafe.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ercafe.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>ergcafe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04199154212194773911</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>6</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36525362.post-116276551832149832</id><published>2006-11-05T14:22:00.000-08:00</published><updated>2006-11-05T14:25:18.326-08:00</updated><title type='text'>Orhan Borandan komik olay ve fıkralar</title><content type='html'>Mizah sanatında bu denli muhteşem anlatım, inanılmaz güzel Türkçe, üstün bir zekâya dayalı hazırcevaplık ve anlatımlardaki vakur bir nezaket, sanırım gönlümdeki Orhan Boran’ı tanımlamaya yetmez bile. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/1600/orhanboran.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/320/orhanboran.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm yaşdaşlarım gibi ben de sevgili Orhan Boran’ı radyodan tanıdım. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne mutlu ki, “maç aktarımı” dahil, tüm dinleyenleri oturduğu yere bağlayan bilgi yarışmalarını, meşhur Yuki’yi, dahası Yuki’ye söylettiklerini hiç kaçırmadan hayranlıkla dinleyebildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 1968 ve Bebek Belediye gazinosundayız. Avusturya Lisesi son sınıf ağabeylerim, şimdi küçük kardeşim olan o zamanki ablalarımla birlikte keyifli bir gece yaşamaya ve Cahit’in (Kutman) aşıladığı “Türk Sanat Müziği”ni dinlemeye gittik. As solist Tülin Korman henüz ortalıklarda yok, Recep Birgit seyircisiyle bütünleşmiş inanılmaz bir performans sergiliyor. Derken, geciktiği için mahcup bir telâş içinde çıkıyor Tülin Korman sahneye ve Recep Birgit’le birlikte bir ses abidesi oluşturuyorlar. Öyle ki, “Bitmesin bu gece” diye dua edesi geliyor insanın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her güzel şey gibi, bir yenisinin başlaması için o da bitti.&lt;br /&gt;Orhan Boran sahnesini aldı ve bizlere muhteşem bir gece yaşattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CENTİLMEN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani, fıkra anlatırken üzerine gülünecek tipler yaratılır, onların zekâsızlıklarına, beceriksizliklerine gülünür ya; Orhan Boran da o gece esprilerini birbiri arkasına öyle güzel eviriyor, çeviriyor ve balkon bölümünde oturan bir garip erkekler gurubuna yakıştırıyordu ki, inanılır gibi değil. Misafirlerin büyük bir bölümü, başlarını yukarı çevirip o masaya baka baka gülmeye başladılar. Çok geçmeden yukarıdaki masanın neden böyle boy hedefi olduğu anlaşıldı. Oryantal Gamze Öz’ün “raksı” sırasında bu masadan hayli çirkin sataşmalar olmuştu. O devirde pek değil, hiç alışılmadık bu tavra karşılık verme sırası da Orhan Boran’daydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken, yukarıdaki masadan, yarı entellektüel (şimdilerde sadece entel diyorlar) bir bey, sanki galiz bir lâf edilmiş gibi:&lt;br /&gt;- Orhan Bey, Orhan Bey.... tuvalet nerde? diye sordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Boran birden hafif sarhoş bir üslupla :&lt;br /&gt;- Beyfendi, aşağıda, sağdan üçüncü kapı, üzerinde centilmen yazıyor ama siz aldırmayın girin içeri... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TRANSFER PARASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniköy’de, yanılmıyorsam şimdi Ayduk Koray beyin olan yalı, yani eski Pakize Hanım yalısı, 60’lı yılların sonlarına doğru yanmıştı. “Kulüp Batı” 1968 yılında çok akılcı ve keyifli bir düzenleme ile o harabenin içinde pek hoş ve de keyifli bir gece kulübü açmıştı. Eski kayıkhanedeki bar, o günkü İstanbul’un en gözde yerlerinden biriydi. Vazgeçilmez süperstar Ajda başta olmak üzere daha nice "vedetler" yerlerini aldılar o özel gecelerde. Zaten Yeniköy ve Tarabya o tarihlerde bir başka alemdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamını daha sonra İsveç’te sürdüren, uluslararası üne kavuşan İbrahim Solmaz da Sipahi ocağının yanındaki turistik otelde sahne alıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalıboyundaki gençler, sandallarında bir yandan kendi küçük aşklarını, bir yandan da bütün bu güzellikleri yaşarlardı. Sevgili Zeynel, iki şirin oğluyla birlikte, sandalda vişneli dondurma satardı. Deniz ve denizdeki yaşam bir ayrıcalıktı o tarihlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylesine güzel bir gecede Orhan Boran, Kulüp Batı’daki programına başlamış, sanki sohbet edercesine, misafirlerini ağırlıyordu. Lâfı döndürüp dolaştırıp izleyicilerden yeni emekli meşhur bir futbolcuya getirdi: &lt;br /&gt;- Ünlü dostumuz otobüslerde gide gele o kadar iyi tatmin oluyor ki evlenmeye bile fırsat bulamadı, &lt;br /&gt;deyince, gözünüzün önüne o devir sporcularının mahcubiyetini ve dinleyenlerin de merakını getirin. Otobüste, kahramanımızın önündeki madam rahatsız bir ifadeyle futbolcunun ön tarafına bakarak:&lt;br /&gt;- Beyfendi, beyfendi, noloor !! diye çıkışınca, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili ünlü futbolcumuz da pantolonun cebindeki şişkinliği izah için:&lt;br /&gt;- Hanımefendi rica ederim, bu benim transfer param, demiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madamcığın cevabı ise:&lt;br /&gt;- Zo Harbiye’den Osmanbey’e transfere zam geldiii...?? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Boran’ın insanlara takılışı bile hep böyle ölçülü ve konu içinde onları yüceltişi ile sınırlı özel bir uslûptu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar geçti ve sevgili Orhan Boran’ı televizyon programlarında da görebildik. Büyük usta yine klâsını konuşturdu ve eski dönemlerdeki “Acaip Rekorlar” dizisine bu sefer de “Garip Ama Gerçek” programıyla devam etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TİTANİK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aktaracağım bu bölüm, ünlü “Titanic” [okunuş biçimi sizlere kalmış] faciası ile ilgili. &lt;br /&gt;Son derece güven uyandıran bir sesle, Orhan Boran yayınevi belli, yazarı belli, “Titan” isimli bir kitaptan bahsediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu neredeyse inanılmaz; Batmaz, kalkmaz bir transatlantik. Üç uskurlu, dört bacalı, teknik harikası bir gemi. Atlantiği aşarken daha ilk seyirinde bir buz dağına çarpıp batıyor... Ve bu kitap “Titanic” faciasından tam onüç yıl önce basılmış. &lt;br /&gt;“Garip Ama Gerçek” sevgili izleyicilerim, diyor Orhan Boran ve devam ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GARİP AMA GERÇEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerden bir gün, dolar milyarderi Amerikalı dul bir hanım ülkemizde Ege’nin Akdenizle kucaklaştığı şirin bir balıkçı kasabasına gelmiş. İnanılmaz lacivert sularda hayranlık ve keyifle yüzerken parmağındaki 34 karatlık tektaş pırlanta yüzüğünü düşürmüş. Dalgıçlar getirtilmiş, aramışlar taramışlar ve yüzüğü bulamamışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan tam bir yıl geçmiş ve aynı hanım, aynı balıkçı kasabasına tekrar gelmiş. Öğle yemeğini deniz kıyısında bir lokantada yerken, kocaman bir balık getirmişler sofraya. Kadın bütün asaletiyle çatal bıçağını eline almış, balığın karnını yarmış ve balığın karnında yüzük filân hiçbir şey bulamamış!!?? “Garip ama gerçek” diyor büyük usta. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki kayın biraderi ile şakalaşıyormuşcasına, kendini de fıkralarına davet ediyor ve...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HANIM KIZIM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerden bir gün, belediye otobüsünde giderken, otobüs biraz sıkışıkcana, oturduğum sıranın yanına, hoş, cazip ve de güzel bir genç kızım dayandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek anlam veremediğim bir şekilde beni süzünce, göz göze geldik. &lt;br /&gt;- Beyfendi, beyfendi, insan yer verir ! &lt;br /&gt;deyince, kalkıp kızım yaşındaki hanım evlâdıma yer verdim. &lt;br /&gt;Bu sefer de ben, soran bakışlarla ona bakıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanım kızım: &lt;br /&gt;- Hamileyim de! deyince &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de :&lt;br /&gt;- Öyle mi.. sevgili yavrum, kaç aylık? diye sordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Vallahi daha iki saat oldu, dizlerim bile hala titriyor! cevabını almayayım mı ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkasından muzipçe devam ediyor. Zamane çocukları bir harika, biz onların zamanında “Çocuk nasıl olur?” onu bile bilmezken, bunlar neredeyse “Nasıl olmayacağını bile biliyorlar !!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatacak daha çok şey var ama, sevgili pirimizden saygıyla ayrılıp, biraz da bizim zamane çocuklarıyla ilgilenelim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36525362-116276551832149832?l=ercafe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ercafe.blogspot.com/feeds/116276551832149832/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36525362&amp;postID=116276551832149832' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116276551832149832'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116276551832149832'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ercafe.blogspot.com/2006/11/orhan-borandan-komik-olay-ve-fkralar.html' title='Orhan Borandan komik olay ve fıkralar'/><author><name>ergcafe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04199154212194773911</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36525362.post-116276442886882856</id><published>2006-11-05T13:50:00.000-08:00</published><updated>2006-11-05T14:20:04.326-08:00</updated><title type='text'>Garip ama gerçek olaylar</title><content type='html'>En uzun süre uçan tavuk 13 saniye havada uçabilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerimizin tırnakları ayak tırnaklarına oranla 4 kat daha hızlı uzarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarasalar bir mağaraya ilk girdiklerinde önce sola dönerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer soğan doğrarken sakız çiğnerseniz gözleriniz yaşarmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Thomas edison karanlıktan çok korkardı.Çareyi ampulü bulup etrafını aydınlatmayı seçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/1600/evfaresi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/320/evfaresi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir fare susuzluğa bir deveden daha fazla dayanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/1600/kirpi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/320/kirpi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kirpiler suda batmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sibiryada insanlar sütlerini donmuş çubuklar halinde alırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/1600/istakoz.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/320/istakoz.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İstakozların kanı mavi renklidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36525362-116276442886882856?l=ercafe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ercafe.blogspot.com/feeds/116276442886882856/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36525362&amp;postID=116276442886882856' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116276442886882856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116276442886882856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ercafe.blogspot.com/2006/11/garip-ama-gerek-olaylar.html' title='Garip ama gerçek olaylar'/><author><name>ergcafe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04199154212194773911</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36525362.post-116167382558888470</id><published>2006-10-23T23:52:00.000-07:00</published><updated>2006-10-24T00:10:25.596-07:00</updated><title type='text'>Saçma amerikan kanunları</title><content type='html'>ABD'nin çeşitli eyaletlerinde halen kanun kitaplarında yer almayı sürdüren ve ihlali durumunda cezai yaptırımı bulunan yasa maddelerini okuyunca, zihniniz allak bullak olabilir, doğru olup olmadığından şüphe edebilirsiniz. Ama hepsi gerçek. Bu yasalarin hepsi, değişik zamanlarda, halkın seçtigi yasa koyucular tarafindan kabul edilerek kitaplara konulmuş. ABD'deki akıllara zarar yasaların eyaletlere göre dagılımı ise söyle oluyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALABAMA&lt;br /&gt;· Motorlu taşıt kullanan bir sürücünün gözbagi kullanması yasak.&lt;br /&gt;· Pantolonun arka cebinde dondurma bulundurmak yasak.&lt;br /&gt;· Anniston kentinin Noble Caddesi'nde bluejean giymek yasak.&lt;br /&gt;· Jasper kentinde, bir erkegin esini basparmagindan daha kalin bir sopayla dövmesi yasak.&lt;br /&gt;· Lee ilçesinde, çarsamba günleri günes battiktan sonra fistik satmak yasak.&lt;br /&gt;· Mobile kentinde, kadinlara yönelik uluma sesleri çikarmak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALASKA&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/1600/thm_geyik%20resmi.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/320/thm_geyik%20resmi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Uçaklardan geyik fotografi çekmek yasak.&lt;br /&gt;· Uyuyan bir ayiyi fotograf çekmek amaciyla uyandirmak yasak.&lt;br /&gt;· Bir geyigi hareket halindeki bir uçaktan asagi atmak yasak.&lt;br /&gt;· Faribanks kentinde, bir geyige alkollu içki vermenin cezasi hapis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARIZONA&lt;br /&gt;· Bir kaktüs kesmenin cezasi 25 yila kadar hapis.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/1600/resmie.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/320/resmie.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Eseklerin küvette uyumasi yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Kirmizi bir maske ile islenen hafif bir suç "agir suç" sayiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Globe kentinde bir Kizilderili ile sokakta iskambil oynamak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Hayden'da, tavsanlari ve kurbagalari rahatsiz edenler, para cezasina çarptiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Maricopa ilçesinde bir evde 6'dan fazla kadin yasayamiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Mohave ilçesinde, çorba çalarken yakalanmanin cezasi, çorbayi hirsizin basindan asagi dökmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CALIFORNIA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Hiçbir motorlu tasit, sürücüsü yokken saatte 75 km\'den fazla sürat yapamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Hayvanlarin tavernalar ve okullara yakin alanlarda çiftlesmesi yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Hareket halindeki bir motorlu araçtan hayvanlara ates açmak yasak. Bu yasanin tek istisnasi balinalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Arcdia kentinde, tavuskuslarinin yolda geçis üstünlüğü var. Baldwin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Park'ta havuzda bisiklet kullanmak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Los Angeles'ta, bir erkegin esini 5 cm'den daha kalin bir kemerle dövmesi yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Riverside'da, 11.00 - 13.00 saatleri arasinda sefertasıyla sokakta yürümek yasak. &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/1600/fil%20resmi.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/320/fil%20resmi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;San Francisco'da Market Caddesi'nde dolaşmak fillere yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ILLINOIS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Chicago\'da ise bir nükleer bomba patlatmanin cezasi sadece 500 dolar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Ontario\'da, horozlarin kent sınırlari dahilinde ötmeleri yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;COLORADO&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Denver kentinde, komşuya elektrik süpürgesini ödünç vermek yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;. Kentte, farelere kötü davranmak da yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CONNECTICUT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bisikletle saatte 90 km\'den fazla sürat yapmak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· New Britain kentinde, yangına bile gitse, itfaiye arabalari saatte 40 km\'den fazla sürat yapamazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Hartford\'da, bir kimsenin ellerinin üstünde karşıdan karşıya geçmesi yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FLORIDA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Kuaföre giden kadinlarin saç kurutma makinesindeyken uyumalari yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Evli olmayan kadinlarin pazar günleri parasütle atlamalari yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· At hirsizliginin cezasi idam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GEORGIA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Adli tipta ya da bir cesedin yaninda küfür etmek yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Atlanta\'da, bir zürafayi telefon diregine baglamak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Gainesville\'de, tavugu mutlaka elinizle yemek zorundasiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WYOMING&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Haziran ayinda bir tavsanin fotografini çekmek yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Cheyenne kentinde, çarsamba günleri dus almak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜNEY DAKOTA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bir beyaz, kendi evinde ya da arazisinde beşten fazla Kızılderili görürse, öldürebilir. Kızılderililer "saldırgan taraf\" kabul ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Eyalet sinirlari içindeki peynir fabrikalarinda uyumak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Spearfish kentinde 3 Kızılderili'yi sokakta vurmak serbest.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEXAS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bir baskasinin ineginin sütünü içmek yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Ayakta bira içerken bardak en fazla üç kez yudumlanabiliyor. Dördüncü yudum yasak; içmek için oturmak gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Britannica Ansiklopedisi eyalet genelinde yasak. Çünkü içinde nasil bira yapildigi tarif ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bir otelin ikinci katindan mandalara ates etmek yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· San Antonio\'da sigir hirsizliginin cezasi, hirsizi çaldigi yerde asmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MARYLAND&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bir aslani sinemaya götürmek yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Ocean City\'de, yüzerken yemek yemek yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MISSISSIPPI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Davar çalmanin cezasi asilmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MONTANA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Yedi ya da daha fazla Kizilderili'yi bir arada görürseniz vicdan azabi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekmeden ve yasayi da arkaniza alarak öldürebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bir kadinin esine ait bir mektubu açmasi agir suç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEBRASKA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Çocuklarin kilisede gegirmesi yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bar sahipleri çorba bulundurmak zorunda. Aksi takdirde bira satmalari yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Waterloo kentinde berberlerin 07.00 - 19.00 arasi sogan yemeleri yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEVADA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Size ait bir mekanda köpeginize ates açan birini aninda asma hakkiniz var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Karayoluna deveyle çikmak yasak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Eureka kentinde bıyıkli erkeklerin kadinlari öpmeleri yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUZEY CAROLINA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Fillerin pamuk tarlalarina girmesi yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OHIO&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Baliklari sarhos etmek yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Clinton Ilçesi\'nde, kamuya ait bir binaya yaslanmak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Paulding\'de polis köpeklerinin ısırma hakki var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Youngstown\'da yolda arabanin benzininin bitmesi yasak. Suç islemis sayiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OREGON&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Konserve mısır sadece balik oltasinda yem olarak kullanilabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Marlon\'da, din adamlarının ayinden önce sogan ve sarimsak yemeleri yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Salem\'de kadinlara güres yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UTAH&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bir atın üzerinden balık tutmak yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Kişi, nükleer silah bulundurabilir ama patlatamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bütün karayollarinda kuşlara geçis üstünlügü var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bir insan 50 yaşını geçtikten sonra kuzeniyle evlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Salt Lake City\'de içinde keman bulunan bir torbayla yürümek yasak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36525362-116167382558888470?l=ercafe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ercafe.blogspot.com/feeds/116167382558888470/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36525362&amp;postID=116167382558888470' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116167382558888470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116167382558888470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ercafe.blogspot.com/2006/10/sama-amerikan-kanunlar.html' title='Saçma amerikan kanunları'/><author><name>ergcafe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04199154212194773911</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36525362.post-116167238579070070</id><published>2006-10-23T23:29:00.000-07:00</published><updated>2006-10-23T23:46:25.796-07:00</updated><title type='text'>Ne Doktor ama</title><content type='html'>ABD'de yüzsüzlüğün bu kadarına &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/1600/doktor.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6238/4082/320/doktor.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                da pes dedirtecek bir olay yaşandı. Teksas'ta &lt;br /&gt;                                ameliyat ettiği hastanın karnında 21 bin dolar &lt;br /&gt;                                değerindeki Rolex marka saati unutan cerrah, &lt;br /&gt;                                saatin parasını hastaya fatura &lt;br /&gt;                                etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teksas'ın \"ünlü\" doktorlarından &lt;br /&gt;                                39 yaşındaki Frank Gifling, safra kesesi &lt;br /&gt;                                ameliyatı yaptığı 66 yaşındaki hastası Harriet &lt;br /&gt;                                Reinski\'nin karnında saatini unuttuğunu &lt;br /&gt;                                anlayınca, 21 bin dolar değerindeki saati &lt;br /&gt;                                çıkarmak için yeniden ameliyat parası istedi. &lt;br /&gt;                                &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ancak tekrar ameliyat parası vermeye &lt;br /&gt;                                yanaşmayan ve sorumluluğunun doktora ait &lt;br /&gt;                                olduğunu savunan Bayan Reinski'ye, birkaç hafta &lt;br /&gt;                                sonra 21 bin dolarlık bir fatura geldi. Gifling &lt;br /&gt;                                ayrıca, hastasına telefon ederek parayı &lt;br /&gt;                                ödememesi durumunda yasal yollara başvuracağını &lt;br /&gt;                                söyledi. &lt;br /&gt;Saat evlilik hediyesiymiş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gifling, evlilik hediyesi &lt;br /&gt;                                olan saatin haftalardır hastasının karnında &lt;br /&gt;                                durduğunu ve saat çıkarılınca kimsenin &lt;br /&gt;                                kendisinden bu saati yeniden takmasını &lt;br /&gt;                                beklememesi gerektiğini savunarak, kendisinin &lt;br /&gt;                                maddi kaybını talep etmesinde şaşılacak bir şey &lt;br /&gt;                                görmediğini söyledi. &lt;br /&gt;Hastanın sigorta şirketi, ne 21 bin doları ne de yeniden ameliyat &lt;br /&gt;                                ücretini ödemeyi kabul ederken, bayan Reinski &lt;br /&gt;                                kara kara ne yapacağını düşünüyormuş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36525362-116167238579070070?l=ercafe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ercafe.blogspot.com/feeds/116167238579070070/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36525362&amp;postID=116167238579070070' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116167238579070070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116167238579070070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ercafe.blogspot.com/2006/10/ne-doktor-ama.html' title='Ne Doktor ama'/><author><name>ergcafe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04199154212194773911</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36525362.post-116167138923236852</id><published>2006-10-23T23:27:00.000-07:00</published><updated>2006-10-23T23:29:49.233-07:00</updated><title type='text'>Yaşanmış Gerçek olaylar</title><content type='html'>Garip Ama Gerçek Olaylar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada aciklarinda battiktan sonra, iki tane deniz ayisi 80.000 dolar harcanarak temizlenmis ve buyuk bir torenle denize birakilmislar. Tam 2 dakika sonra herkesin gozleri onunde bir mavi balina deniz ayilarini yemis. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. New York'ta yasayan bir psikoloji ogrencisi kiz bos odasini bir marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile parcalar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca goturulup orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin kapilari kirilir ve 2000 domuz kacisirken, iki gostericiyi ezerek oldururler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta titrerken gorur. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parcasi bulur ve adamin koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya calisir. Adamin kolu iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilirki, kocasi orada mutlu bir sekilde wallkman dinliyordur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Irakli bir terorist postaya bombali-mektup verir. Posta ucreti eksik odendigi icin mektup kendisine geri postalanir. Herseyi unutan terorist mektubu acinca parcalanarak olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36525362-116167138923236852?l=ercafe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ercafe.blogspot.com/feeds/116167138923236852/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36525362&amp;postID=116167138923236852' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116167138923236852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116167138923236852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ercafe.blogspot.com/2006/10/yaanm-gerek-olaylar.html' title='Yaşanmış Gerçek olaylar'/><author><name>ergcafe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04199154212194773911</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36525362.post-116167093051102705</id><published>2006-10-23T23:21:00.000-07:00</published><updated>2006-10-23T23:22:10.516-07:00</updated><title type='text'>Er Cafe</title><content type='html'>Er Cafe ye hoşgeldiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36525362-116167093051102705?l=ercafe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ercafe.blogspot.com/feeds/116167093051102705/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36525362&amp;postID=116167093051102705' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116167093051102705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36525362/posts/default/116167093051102705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ercafe.blogspot.com/2006/10/er-cafe.html' title='Er Cafe'/><author><name>ergcafe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04199154212194773911</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
